Scarface – Yaralı Yüz
720P IMDb : 7.8
720P

Scarface – Yaralı Yüz

 Süre: 93 Dakika

 Ülke: 

  


Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyedeki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. İlerleyen süreçte Tony, içki kaçakçılığı işini patronu Johnny Lovo'dan çalmakla kalmaz, patronun metresi Poppy'i de ayartır. Tony'nin kalbindeki tek zayıf nokta ise kız kardeşi Cesca'ya olan sevgisidir. Bu sevgi ve sonrasındaki kıskançlık, Tony'nin bazı hatalar yapmasına neden olur. Ancak bilinmesi gereken şudur ki, yeraltı dünyasındaki her hatanın bedeli ölümcüldür...

 3.998İZLENME

 3BEĞEN

 1BEĞENME

Detay
Reklam
Merit Royal'den 20 TL Deneme Bonusu ve
%300 Hoşgeldin Bonusu İçin Tıkla
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
0Favori Ekle Sonra İzle
9.1
Toplamda 11 oy verildi.
Sorun Bildir
Yorum Alanı 6 Yorum Yapılmış
  1. avatar
      Batuhan Apaydın Mart 4, 2020 06:56:18

    hocam senkronda sorun var yazılar önce geliyor

    • avatar
        Admin Mart 4, 2020 08:03:54

      Teşekkürler bilgilendirme için. 1-2 güne halletmiş olurum.

      edit: düzelttim. umarım olmuştur. fembed bu filmi bir türlü oynatamadığından dolayı o seçeneği kaldırmak zorunda kaldım.

  2. avatar
      ruzmij Ocak 27, 2021 23:01:41
    -- Yazının Bu kısmı spoiler içermektedir. Görmek için tıklayınız. --

    -tony camonteyi öldürmek-
    tür olarak gangster filmciliği başlatan üç filmden(diğer ikisi little ceasar ve public enemy) en çok bunu severim diye umuyordum ama en az sevdiğim bu oldu, üstelik diğer iki filmden daha fazla şatafat gösteri içermesine rağmen. film sinemayı seven birini filmi değerlendirme konusunda kararsızlığa sürüklüyor ama gene de filmi iyi ve kötü yanlarıyla analiz etmeye çalışalım. küçük sezar net sade bir gangster filmiydi, halk düşmanı ise sosyal gerçekliğin yalancı dokusuna, bu dokunun ardındaki düzenin bozukluğuna işaret eden diyaloglar barındırıyordu. james cagneyin canlandırdığı tom karakteri sezar kadar narsist, öfkeli ve cesur fakat ondan daha neşeli, esprili, zeki. public enemy bu üç filmden en çok sevdiğim oldu açıkcası, tomun yağmurda vurulduğu sahne şiir gibiydi ve finali de vurucuydu, filmin başındaki sonundaki yazıları çok dert etmedim her ne kadar film gangsterlik kötü bir şeydir gibi bir yere varmayı amaçlıyorsa da ne olursa olsun seyircinin gönlünü kazanan james cagneyin enerjik bir şekilde canlandırdığı tomdu. scarfacein çekilme koşullarını, filmin yapımcılarının üzerindeki baskıyı anlıyorum bu iki filmin seyirci üzerindeki etkisini düşününce. howard hughes bu işe girişirken en iyi gangster filmini yapmak, diğer iki filmi de her anlamda aşmak istemiş ve buna çabalamış bu belli. filmin açılışındaki uyarı metnini sadece sansürcülerin baskısına bağlayamam yani orada devlete ve halka karşı da “ne yaptınız bugüne kadar?” şeklinde komik derecede ciddiyetli bir sitem var, sanki gerçekten de yapımcı hughes da bu mafyacılıktan mafyanın popülerleşmesinden bıkmış gibi ve demokratik laik hukuk devletine saygılı bir liberalin görüşlerini sitemini sunan bir açılış metni yazmış. ha bu benim için inanın ki sorun değil bu bir şekilde idare edilir ayrıca dönemin şartlarını da düşündüğümüzde son derece anlaşılır buluyorum bu heyecanı. dediğim gibi bunu sorun etmiyorum hatta filmin ortasında gangsterlerin halk gözünde medyatik kahramanlaştırılmasına karşı polis müdürünün gangsterleri itibarsızlaştıran konuşmasını da sorun etmiyorum, filmin içinde iyi bir karşı çıkış olarak dahi görülebilir bu konuşma ama bu konuşma bir yerden sonra halka önerilerde bulunan, yeni yasalar çıkarmayı teklif eden bir seçim bildirgesine dönüşünce insan bu liberal didaktizmden artık sıkılıyor. filmi yapanların da kafası son derece karışık, filmi yapanlar al capone mitinden son derece etkilenmişler bu etkilenme hali camontenin zengin karakterinde görülüyor. camonte, sezar ve tom kadar narsist hırslı, tom gibi esprili neşeli, zeki, kurnaz. fakat bu ikisine göre liderlik karizmasını içinde barındırıyor, adeta kartacalı komutan hannibal havasına bürünüyor. kurnazlığı kendini yer yer küçük basit iddiasız gösterecek şekilleri alıyor. ve diğer iki karaktere göre gizli ensest duyguları dahi dışavuran karanlık gizemli bir tarafı da var. neticede adi bir tetikçiyken şehri fethediyor, şehrin efendisi oluyor ama bu efendilik de üzerinde sırıtmıyor, efendi olmayı üzerinde iyi taşıyor. diğer iki filmde kötü adama karşılık iyi temiz adam profilleri vardı, sezara karşı danscı dostu, toma karşı da hem çalışıp hem okuyan ağabeyi vardı. bu filmde böyle bir iyi adam örnek vatandaş profili yok bu filmin artısı. howard hawksın yönetmenliği gerçekten harika gölgeli ölüm sahneleri, hızlı komik çarpıcı bol şiddet sahneleri türe dinamizm katan bir görsellik sunuyor. filmde diğer iki filme göre epey şiddet sahnesi var, dükkana atılan bombalar, köprüden yuvarlanan arabalar, makineli tüfekler.. fakat ben, ben hecht howard hawks ikilisini çok daha fazla onurlandırmak istiyorum bu film için. filmde şiddetle mizahın -özellikle cafenin tarandığı sahnede- iç içe geçişinin sarsıcılığını nasıl anlatsam bilmiyorum, bu sahneler bir gangster filmiyle marx brothers filmlerini birleştirmek gibi türün kalıplarını bozan, duygularımızla oynayan sahnelerdi. yani kubrickin otomatik portakalının da tüm tarantino filmlerinin de ilerisinde olduğunu düşünüyorum bu sahnelerin. bakın öncü falan demiyorum, hala ilerisinde yani aşılamamış diyorum. oyunculuklara gelince, paul muni müthiş bir iş çıkarıyor, tek boyutlu olmayan karmaşık bir karakteri son derece rahat, tereyağından kıl çeker gibi eforsuz oynuyor. ann dvoraktan george rafta, camontenin ahmak sekreterine(ölümü çok dokunaklıydı) ve filmin süprizi boris karloffa kadar tüm oyuncular iyi bir ekibin parçalarını oluşturuyorlar. filmin açılışında öldürülen çete lideri öldürülmeden önce arkadaşlarını parti bitiminde uğurlamaya hazırlanırken onlara kendisine kazandığının yettiğini doyduğunu söylüyordu ve haftaya daha büyük bir parti vermek istediğini söylüyordu. bu sahne akıp giden hayatın değeri anlamı bakımından hem hüzünlü hem de çarpıcıydı gerçekten iyi açıldı film demiştim. final ise yeşilçamda bile daha kötüsü görülmeyecek kadar kötüydü, tüm filmin içine eden, bir çuval inciri berbat eden bir finaldi. film boyunca o kadar umursamaz gözüken bir adam ve hatta en iyi arkadaşını öldürdükten sonra peşine düşen polisler tarafından evi kurşunlanırken bile düşünceli cool şekilde odasına yürüyen, kızkardeşi yanından destek olunca çıldırırcasına meydan okuyan bu adam, kızkardeşi ölünce birden alakasız biri olup çıkıyor, oysa kızkardeşi ölünce daha umursamaz intihara varacak derecede saldırgan olmalıydı, oysa korkakça teslim olmaya yalvarmaya yelteniyor, bu son derece uyumsuz sahne için ne senaristi ne de yapımcıyı suçluyorum kesinlikle dış baskı neticesinde çıkmış bir final bu ama ne olursa olsun filmin böyle bitmesi her şeyi berbat ediyor işte. sonunda polis kurşunlarıyla ölmesi tıpkı little ceasarda olduğu gibi polis şiddetinin yargısız infazın net şekilde gösterilmesi finalin tek iyi yanı diyebilirim. diğer scarfaceyle yani brian de palma işi scarfaceyle kıyaslarsak, ikinci çevrimin bütünlüklü olmasıyla daha iyi olduğunu söyleyebilirim. iyi bir sinema arşivcisinden başka bir şey olmayan brian de palmanın yeteneği bu filmdeki howard hawksın dehasıyla kıyaslanamaz bile ama dediğim gibi ilk çevrimin finali rezil derecede kötü olunca ikinci çevrimin artıları ne yazık ki daha iyi görülüyor. ikinci çevrimin sansürsüz, uyuşturuculu, küfürbaz içeriği ilkinin liberal ahlakçılığına göre daha gerçekçi bir gangster atmosferi sunuyor. ve ikinci çevrimin finalindeki manyakça meydan okuma “dünya senindir” esprisini daha iyi vurguluyor. ikinci çevrimin en hoş yanı ise oliver stone katkısı, yani karakterin sosyalist bir ülkeden kaçan bir lumpen olup kapitalist dünyayı ele geçirmek istemesi. bu dramı çok hoş buluyorum. karakterler birbirinden farklı, montana ne kadar zirveye çıksa da hala içindeki lumpen özü koruyor, camonte ise yükseldikçe burjuva davranışlar ediniyor. al pacino kariyerindeki en görkemli rollerinden birini oynamasına rağmen gene de paul muninin eforsuz rahat oyunculuğunu daha iyi bulduğumu söylemeden edemeyeceğim.

  3. avatar
      ilhan veyisoğlu Temmuz 11, 2021 22:22:31

    UĞUR film com bütün filmleri barındırıyor .süper bir site .1930 ‘ların ABD siyah beyaz filmleri bile mevcut. herkes filmleri buradan izlemeli diyorum. Eskiden (TAMfilm.com) vardı o site kapandı. Allahtan Uğur film com var teşekkürler.

  4. avatar
      Eliz Ekim 23, 2021 01:49:35

    Admin lady in a cage altyazili paylasin lutfen o kadar mukemmel bir filmki izlerken nutkunuz tutulacak lutfen paylasin rica ediyorum

Sitemizde bulunan film, videolar, film fragmanları ve diğer tüm videolar çeşitli paylaşım ortamlarında da bulunmaktadır. Sitemiz sadece youtube.com, video.google.com, yahoo.com vb. sitelerde eklenmiş ve paylaşıma açılmış videoları yayınlamaktadır. Serverımıza kesinlikle yükleme yapılmamaktadır. Bu yüzden ugurfilm.com sitesi hiç bir yasal hükümlülüğe tabi tutulamaz. İstenildiği takdirde hak sahipleri videoların kaldırılması talebinde bulunubilirler. İLETİŞİM, Sitemap, film izle, deneme bonusu