DİSPLAY CODE

Osmanlı’da Bir Gezgin Sinemacı

Osmanlı’da Bir Gezgin Sinemacı

  Aralık 11, 2019

  123 Okunma

Özel bir araştırma için Osmanlı topraklarında seyahat eden Antoine, sanatını icra etmek ister fakat bazı problemler yaşar. Bu sıkıntılarını yazdığı dilekçelerle yetkili mercilere iletir, biraz da tehdit içeren bir üslupla...

Sinemacı Antoine, Pangaltı’nda Çangopulos Birahanesi’nde kendi ifadesiyle sanat yapmak ister ve ruhsat talebinde bulunur. Aradan iki hafta geçer ama ruhsat verilmez. Belediye üyelerinden biri 400 Frank vermesi hâlinde talebinin yerine getirileceğini söyler. Bunun üzerine Antoine, İç İşleri Bakanlığı’na bir şikâyet dilekçesi yazıp durumu kendince izah eder:

“Ben önceleri Jön Türkler’in önde gelen taraftarlarındandım. Ancak Osmanlı topraklarında Fransız ve Hristiyan olmam sebebiyle maruz kaldığım baskılara dayanamayıp fikrimi değiştirdim. Merzifon’da Hazinedarzade Kaid Seyyid Efendi[1] göstermek istediğim sinemaya 24 Mayıs’ta boykot gerçekleştirdi. Hâlbuki hâsılatın yarısı İslâm okulu yararına harcanacaktı. “Bir gâvur Müslümanlardan bir şey kazanmamalıdır.” diye sokaklarda gezerek, camide vaaz ederek biletlerin satılmasına engel olundu. Pazar günü birkaç bilet sattım ama Pazartesi hiç…”

Antoine’ın sözlerine göre, Merzifon’da İslâmi bir okul yararına bir gösterim yapmak ister ama dönemin ileri gelenlerinden biri çıkıp biletleri satmasını engeller. Aradan birkaç ay geçtiğinde bu kez de Sivas’ta belediye üyesinin içeriye ücretsiz girişine müsaade etmediği için sanatına mani olunur.

Ardından Adapazarı’na gelir ve burada da biletlere Hicaz Demiryolu Yardım Pulu yapıştırmayı kabul etmez. Birkaç gün sonra oyunu belediye tarafından durdurulur. Gerekçeye göre, yanında bir şantöz vardır ve bu İslâmi hükümlere aykırıdır.

Özel bir araştırma için üç senedir Osmanlı topraklarında seyahat eden Antoine, bütün tiyatrolarda yerel halktan kadınların oynadığını, Adapazarı’nda bir ay önce yerli bir tiyatro heyeti, yani Nuri Bey Tiyatrosu’nun da sahneye çıkardığı dört kadın sebebiyle çok güzel kâr ettiğini sözlerine ekler.

Bir Müslüman hakkında uygulanmayan İslâmi hükümlerin bir Hristiyan için uygulanmasına da karşı çıkar. Yanı sıra yerel hükümetin bu düşmanca davranışlarının Fransız elçiliğini de küçük düşürdüğünü iddia eden Antoine, Adapazarı’ndan zararla ayrılır.

Çok geçmeden İstanbul’a gelir ve 10 Kasım’da Beyoğlu Belediyesi’ndeki Çangopolis Birahanesi’nde sanat yapmak için izin ister. Aradan on beş gün geçmesine rağmen ruhsat verilmez. Belediye üyesi Yakup Bey 400 Frank bahşiş verirse hemen akşamına işinin hallolacağını söyler.

Antoine Hristiyanlara ve Fransızlara karşı düşmanlıktan başka sebebi bulunmayan bu gibi baskıların iyice mahvına sebep olduğu ve Osmanlı Hükümeti delegelerinden, bu özgür çabasının ve gayretinin engellendiği gerekçesiyle 200 lira tazminat talep eder. Son olarak yazdığı dilekçesini tehditvari cümlelerle bitirir:

“Yakında Fransa’ya gitmek niyetindeyim. Bu namuslu çaba karşısında Padişahımızın ne yapacağını anlamak istiyorum. Durumumu ve başıma gelenleri devlet erkânından bir Fransız dosta anlattım. Zatı âlinize başvurduğum takdirde tazminat alabileceğimi temin etti.

İsteğim önemsiz bir şey olduğundan Fransa Büyükelçisi Bumpar Bey’i rahatsız etmek istemedim.

Bu süre içinde tazminat verilmezse yeğenim Şambon ve Katolik Fırkası başkanı Deniskos aracılığıyla bu işi Fransız mahkemesine vermeye beni mecbur edersiniz.”

Bunun üzerine belediyeye ve Adapazarı’na yazı yazılır, durumun sıhhatinin araştırılması için emir verilir. Eğer anlatılanlar gerçekle örtüşüyorsa Antoine’ın isteğinin yapılması salık verilir. Adapazarı’ndan gelen cevap ise belirlenen ruhsat bedelini ödemeden oyun sahnelediği için yalnız bir gece kendisine müsaade edilmediği, harcın ödenmesinin ardından izin verildiği yönündedir.

Birçok araştırmaya rağmen sinemacı Antoine’ın kimliği bulunamasa da, gezgin biri olduğu muhakkak. O dönemde sinemayla uğraşmış isimler göz önüne alındığında -düşük bir ihtimal de olsa- ilk aşamada André-Paul Antoine’dan bahsedildiği düşünülebilir. Antoine’ın Darülbedayi’in kurulmasından önce birkaç kez İstanbul’a geldiği bilinmekte. Yazdığı dilekçede de özgür çabasının engellendiğinden, özel bir araştırma için Osmanlı topraklarında bulunduğundan ve gazete muhabiri olduğundan söz etmesi akla André-Paul Antoine’ın bağımsız tiyatroların öncü modellerinden biri olan Theatre Libre (Özgür Tiyatro) adındaki kumpanyası ile natüralist tiyatro anlayışını getirmekte. Ayrıca dönemin Fransız büyükelçisiyle arasının oldukça iyi olması da böylesi bir düşünceye sevk ediyor. Diğer taraftan isminin başındaki, lâkabı andıran, bir yerde “Dökonil” başka bir yerde “Döklonil” şeklinde yazılmış ifade ise bu sinemacının başka biri olduğu kanısını güçlendirmekte.

Belgede ismi geçen Fransız Büyükelçisi Louis Maurice Bompard ise Fransa-Türkiye Dostluk Cemiyeti’nin kurucularından ve âdeta Türkiye’deki, Pera’nın ilk Latin Katolik mabedi Saint-Louis Kilisesi’nin temsilcisi mesabesinde. Bahriye Nazırı Cemal Paşa’nın inisiyatifinde oluşturulan bu dostluk cemiyetinin kuruluşunda ilk dikkati çeken saygın ve önde gelen isimler arasında Teşrifât-ı Umumiye Müdürü İsmail Cenani Bey, Mabeyn eski I. Kâtibi Halit Ziya Bey, Nafia Nazırı Hallaçyan Efendi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin en nüfuzlu üyelerinden biri olan Doktor Nazım Bey ve İstanbul Mebusu İsmet Bey de vardır. Muhtemelen Antoine’ın bahsettiği Fransız muhibbi bu isimlerden biri olmalı.

Fransız gezgin sinemacı Antoine’ın talebi ister karşılansın ister karşılanmasın, sözleri Osmanlı topraklarında belli problemler yaşadığını gösterse de, dilekçesinin sonunda aba altından sopa gösterip savurduğu tehditler diğer ifadelerinin de abartı barındırdığı ihtimalini güçlendiriyor. Adapazarı’ndan gelen cevap da bunu destekler nitelikte.

Bunun yanı sıra Antoine’ın ifadelerinden, Beyoğlu’ndaki Çangopulos Birahanesi’nde bu tarz film veya tiyatro gösterimleri yapıldığı anlaşılıyor. Ayrıca belgenin tarihinin 6 Aralık 1909 yılı olduğu ve Antoine’ın çok daha erken zamanlarda taşrada sinema icrası için dolaştığı düşünüldüğünde, sinemanın Anadolu’daki durumu üzerine bir fikir veriyor. Sinemanın tam da Meşrutiyet’in ardından canlı ve hareketli bir gündeme sahip olduğu gözden kaçmıyor.

Yorum Alanı 2 Yorum Yapılmış
  1. avatar
      nejmibildircin Ocak 12, 2020 00:34:59

    Yıl 1956-57
    7,8 yaşında ve burdur yeşilovada ilk okul birinci sınıftayım. Hayatımın ilk sinemasına bir salonda 2 veya 3 yumurta vererek girdim .Tanrım, o günleri bize yaşatanlara teşekkür ederim. Uğur film sitesi kurucu ve çalışanlarına, bana hatıralarımı canlandırdıkları için teşekkür ederim. BU SİTEYİ YAŞATIN

ugurfilm.com, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, iletişim sayfasından bize ulaşabilirler.
Sitemap, film izle tipobet yeni giriş adresi bonus veren bahis siteleri yabancı dizi izle jojobetfilm izle
DİSPLAY CODE